26 Mart 2013 Salı


Kaybettiğim not defterim, en son koyduğum yerde miydi bilmiyorum ama kaybettiğim umutlarım, kesinlikle en son koyduğum yerdeydi. Ben onları görebiliyordum ama asla dokunamıyordum; çünkü o ciğerlerimi parçalayan müziğin sürekli çaldığı filmde de dediği gibi, geçmiş görebildiğim ama asla dokunamadığım bir şeydi ve benim umutlarımı geri almama dair de bir umut yoktu.
Kaybettiğin şuurunun yerine gelmesi gibiydi. Her şey bir anlıktı, bütün çabamı bırakıp bir bardak çay koyup gözlerimi kapayıp kendimi ucundaki tünelden bir trenin geçip beni parçalarıma ayırıp ayırmayacağından bile emin olmadığım eski demiryolu raylarında hissedişim gibi. Bu sefer elim bir çizik almış kadar bile bir acı yoktu. İnanması o kadar zordu ki buna, iç organlarım onlarca kağıt kesiği almış gibi hissettikten sonra.
Belki dedim, “belki” anca çayımdan bir yudum alma süresince düşünerek, belki de en baştan beri yapmam gereken tek şey buydu. Bırakmak.
Hayatımı elime bir kum öbeği gibi aldıktan sonra başka yapacak bir şeyim kalmamıştı çünkü. Ya parmaklarımı sıkıp akışını hızlandıracaktım ya da öylece bırakıp akışını izleyecektim. Elimi o kum öbeğini aldığım andan itibaren, kumdan kaleler inşa etme şansımı tamamen yitirmiştim. Uğruna ter döküp inşa ettiğim kumdan kalelerimin bir acımasız yüzünden saliseler içinde yok edilmesini, hiç inşa etmemeye tercih etmiştim ve işte şimdi kum tanelerinin geldikleri yere dönüşünü izlemekle cezalandırılmıştım.
Ben hayatta ne yaptıysam, kendime yapmıştım ama sana binlerce kez yemin edebilirim ki, artık hissettiğim şey acı değildi.
Sadece bir çay yudumu alma süresince düşündüm sonra yine. Ben böyle olsun istememiştim. Ben istediklerim olsun bile istememiştim. Ben sadece istemediklerim olmasın istemiştim.
Her şey 2+2’nin 5 olması kadar basitti. Ben hayatımın matematiğini yanlış hesaplamıştım.
Kumdan saatimi çevirip kum tanelerimin akışını izledim. Artık yapacak hiçbir şeyim yoktu ama yemin ederim ki, bir kum tanesi kadar bir acım bile yoktu.
Şimdi sadece her kül tablasında tükenen sigara görüşümde gözüm dolar sadece. Ben kendimi içilmeden kül olan bir sigara gibi tüketmiştim. 

2 yorum:

  1. merhaba keyifli yazılar bana da beklerim daha çok yeniyim:) takibe aldım:)
    http://myworldinthebooks.blogspot.com/

    YanıtlaSil